Yarışın Ardından

2015 Dünya Master Yüzme Şampiyonası, Rusya Kazan

Kazan'da 16. Dünya Master Yüzme Yarışması'nı harika dereceler ve anılarla geride bıraktık. 

Bizi ülkeye giriş yaparken yetkililer karşıladı ve özel bir alandan kontrollerimiz yapılarak Rusya'ya ayak bastık. FINA yetkilileri etkinlik boyunca bizimle bire bir ilgilendiler. Organizasyonun her aşamasında tüm detaylar düşünülmüştü. Vizesiz bir ülkeye girmekte ayrıca keyifliydi. 

Sporcu köyünde akreditasyon kartlarımızı alıp, taksiyle otelimize gittik. Rus parası olan Ruble, Türk Lirasından daha değersiz ve Kazan da oldukça ucuz bir şehir olduğu için avantajlıydık. Otel konusunda iyi bir seçim yapmıştık, şehrin merkezinde ve havuza yakın güzel bir otelde kaldık. Fakat ilk gün otelimiz bize yer olmadığını söyleyerek kötü bir şaka yapmış olsa da sonradan sıkıntı çözüldü.

Açık su yarışı için erkenden Kazan'da olduğum için devam eden Dünya Yüzme Şampiyonası'nı canlı izleme şansı yakaladım. Hayatımda ilk kez böylesi büyük bir havuzda, böylesi üst düzey yüzücüleri canlı olarak izledim. Yarışmalar çok heyecanlıydı. Çok keyif aldım. Lochte ile fotoğraf çektirmekse süper bir anı oldu :)

Türk Milli Takımı da oradaydı, yüzdükleri derecelerle bizi gururlandırdılar ve Yüzme konusunda ne kadar gelişmiş olduğumuzu gözler önüne serdiler. Aynı zamanda ABD'de eğitim aldığım süre zarfında yakından tanıdığım Nezir ve Alpkan'ın çok iyi dereceler yüzmesi, Nezir'in olimpiyat A barajını geçmesi gurur vericiydi. Çok daha büyük gururları bize yaşatabilecek potansiyelleri olduğunu bildiğim için, merakla yeni yarışlarını izlemeyi bekliyorum. 
Sürekli yapılmayanı görerek yüzücüleri eleştirmek yerine. Onlara sahip çıkmalıyız. Hayatında 100 metre yüzemeyen insanların günde 5 saat antrenman yapan yüzücüleri eleştirmesini anlayamıyorum. 

Açık su yarışım Cuma, havuz yarışım ise Salı günü olduğu için 3 günlük bir boşluğum vardı. Bu süre zarfında da şehri gezdik ve antrenman yaptık. Çok büyük bir şehir olmadığı için kısa sürede çoğu yeri keşfetmiştik bile... Kazan Kremlin'i ve içindeki camiileri, kiliseleri, yapıları gezdik. Onun dışında yine aynı mevkii de Bauman Street'i bolca gezdik. Ama öyle çokta etkilenecek bir yanı yok... Ama dikkat ettiğim farklılıklar; İnsanlar gülümsüyor, yaya geçidi haricinde karşıdan karşıya geçmek yok, araçlar yayalara geçiş önceliği veriyorlar, taksilerde emniyet kemeri arka koltukta otursanız dahi takılıyor, kızlar çok güzel ama sizinle sohbet edip gülümsüyorlar, iyi giyiniyorlar, erkekler bir o kadar paçoz, neredeyse beyaz fanila eşofman sandalet stilindeler, insanlar ingilizce bilmiyor, küresel markalar yok denecek kadar az, Tatarlar ve Ruslar bir arada sorunsuz yaşıyorlar, bir çok kafe var, genç nüfusları çok güzel, harika bir nesil geliyor bence, yemekler bize göre uygun, insanlar mutlu, insanlar gülümsüyor, kıssadan hisse insan gibi yaşıyorlar.

Yarışmadaysa en çok sevindiğim nokta; sene başından beri antrenmanlarını takip ettiğim tüm yüzücülerimin derecelerini geliştirmesiydi. Erkan Abi, Kadir Abi, ve Mustafa elinden gelenin en iyisini yüzdüler. Ben, Ozan, Bora, Halil ve Nazım'ın yüzdüğü Bayrak takımlarımız Dünya'nın en iyi 6 ve 7.'si oldu. Ben ve Ozan bireysel yarışmalarda ilk 10'a girerek madalya aldık, Seda ise 2.lik ve 3.lük kazanarak kürsüye çıktı. 

Ozan 200 sırt yarışında her 100 metreyi 1.12 gelerek yaptığımız antrenmanların hakkını verdiğini bana kanıtladı. Bora omzundaki ufak sakatlığa rağmen 50 serbest yarışındaki performansı ile heyecan verdi. Masterlardaki kişisel en iyi derecelerini yüzdü. Seda'nın geçen seneye göre çevikliğindeki artış gözler önündeydi ve bence yetersiz su antrenmanı yapmasına rağmen her iki yarışında da derecesini geliştirdi. Türkiye Rekorları kırdı, kürsüye çıktı :) Ben masterdaki en iyi derecelerime yakın yüzdüm, Nazım, Halil, Mustafa ve Kadir abi kendi derecelerini geliştirdi, Erkan abi ise sadece açık su yarışına katılarak yüzücülük hayatının en büyük organizasyonuna katıldı.

Yemek konusunda kişisel tercihim, keşfettiğimiz Özbek Lokantasında yemek yemek oldu ve orada bir çok kez yemek yedik. Paleo'yu biraz unutarak, İstanbul'da daha önce yemediğim Özbek Pilavı, Özbek Mantısı, Ekmek ve Çay favori menümdü. Hala aklım oradaki yemeklerde... 

Diğer takımlardaki arkadaşlarımız da çok iyi yarıştılar. Kıvanç duyarak yarışmaları izledik, kürsüye çıkan birçok Türk sporcu vardı. Ahmet Abi (Ahmet Nakkaş) yine Dünya'nın en iyisi olmak için yarıştı. Çok güzeldi, gurur vericiydi :) Unutmadan, bayrak yarışlarında madalyaları almamızı hatırlatan Kerem'e (Kerem Arda) özel olarak teşekkür ederim. 

Organizasyon, suyumuza kadar bizi düşünmüştü. Gerek anonslar, gerek ödül töreni, gerekse müzikler bir harikaydı... Ayrıca bizim bu yarışma için özel yaptırdığımız tişörtlerimiz de çok şık ve güzeldi. Hakan Savaşer'e çok teşekkür ederim.

Ayrıca Türkiye'de boğaz yarışına katılmış birçok yüzücüyle tanıştık. TMOK, Boğaz Yarışı ile çok güzel bir işe imza atıyor. Tavsiyem, çok daha kaliteli tişörtler, çantalar ve temiz tuvaletlerle o yarışma marka haline getirilebilir.

Kazan'a ve Kazanlılar'a çok teşekkürler, bizi çok güzel ağırladılar. Özel hissettirdiler. Bir daha gider miyim bilmem ama, herkes bir kez Kazan'ı görmeli :)

Yeni sezonda, çıkardığımız sonuçlarla çok daha iyi yarışlar yüzeceğiz. Yarışma seçimlerimizde minik farklılıklar göreceksiniz. Antrenman yapmak dünyanın en güzel şeyi ve bütün bu işler daha iyi antrenman yapmak için. Londra'da antrenman yaptırdığım sporcularımı birincilik kürsüsünde görmek istiyorum :)

Artık hedef 2016'da Londra'da Avrupa Master Yüzme Şampiyonası... 25-29'un yaş kategorisinin son yarışını böylelikle bitirdim. Yeni sezonda 30-34 yaş kategorisinde görüşmek üzere ...

Etiketler: